Haddinden fazla yorgun 2 beden sırt sırta.
Blöf: Periyodik cinayetler.
Gitgide çirkinleşiyor sanırım zaman.
Ve bu genellemeden mutfaktaki yağlı, plastik saat de nasibini almalı.
Yaşanmışlıkların, arasında milyonlarca kilometre mesafe olan noktalara fırlattığı 2 ruh,geriye kalanla, hala, inatla, cinsel dürtüleriyle yan yana.
Ucuz parfüm, insan teri, haddinden fazla alkol ve umarsızca dünyaya salınmış saf protein kokulu odalarda tüm ihtişamıyla boy gösteren alkolik Tanrıça!
Vücudunun kutsallığı artık elden ele, dilden dile.
Az sonra yeniden hayvani iniltilerin yankılanacağı duvarlara sinen şuh kahkahaları.
Belki de bu yüzden kovuldu cennetten ha?
Yüksek sesle sevişmek suç olmalı.
İntihara meyilli bir Tanrı,kayıplarının ardından.
Aramızda…
Yanımızda…
Kirli kaldırımlarımızda o da kendi yazgısını çiğniyor bizlerle.
Faydası olur mu sabunun, orospu Tanrıçanın adet kanına?
Hani kimliksizliği değil mi Tanrınızı kutsal yapan.
Onunki de o hesap.
Birer birer yok edilecek delilleri.
Her saniyesi önceden hesaplanmış gelgitler,ruhun kaygan kara deliğinde.
Kalbin bekaretini bozan tek hamle.Tek beden, tek ten, tek koku, tek saniye çoğu zaman.
Duyulan hazdan daha ağır basan acı.
Ve karşımızda AŞK: Ruh tecavüzü!